TÜRKİYE
VE DÜNYA'DA AMBALAJ SANAYİ GENEL BAKIŞ
Dünya
ambalaj endüstrisi 2004 yılında 485 Milyar doları geçti.
Bunun yaklaşık 460 milyar dolarını ambalaj kapları ve
yaklaşık 25 milyar dolarını ise ambalaj makineleri oluşturmaktadır.
Gıda ve içecek, sağlık ve bakım, kozmetik ve temizlik
maddeleri ile diğer tüketim malları arasında yaygın biçimde
kullanılan ambalajlar, küresel ekonomideki gelişmelerle
uyumlu olarak kullanımı önemli ölçüde artan bir temel günlük
ürün haline gelmiştir.
Bu
ilişki nedeniyle ambalaj endüstrisinin sağlığının dünya
ekonomisinin genel sağlığı ve durumu ile doğrudan bağlantılı
olduğu söylenebilir. Bununla beraber yükselen endüstrilere
dayalı çalışan ambalaj üreticileri arz ve talep
seviyelerine bağlı olarak hammadde fiyatlarındaki
dalgalanmalarla başa çıkmak zorunda kalmaktadırlar. Tüm dünyada
görülen düşük seviyeli enflasyon, diğer yandan özellikle
plastik hammaddelerinde yükselen fiyatlar ambalaj üreticileri
üzerinde ağırlıklarını hissettirmeyi sürdürmekteler.
Diğer yandan marka sahipleri ve perakendeciler de, dağıtım
zincirinde değişik seviyelerde birleşmelerin de etkili
olması ile fiyat indirtme baskılarını sürdürdüler.
Dahası ambalaj alıcılarının merkezi alımlara yönelmeleri
ile ambalajlardaki marjlar iyice daraldı. E-ticaretin ve
eksiltme ihalelerinin genişlemesi malzeme satın alma işini,
özellikle ticari mallarda, bir yandan tüketim mallarında
maliyet verimliliğini tüketiciler yönünde arttırarak
iyice kolaylaştırdı.
Bu
baskılar batı Avrupa, Japonya ve Kuzey Amerika gibi ergin
piyasalarda daha da öne çıkarak gelişmiş dünyada bazı
sahalarda ambalaj tüketiminde sıfıra yakın bir artışa
yol açmışlardır. Ancak, bununla beraber ambalajsız gıda
yerine ambalajlanmış gıda tüketimindeki ve hatta genel
olarak tüketim malları alanındaki artışa bağlı olarak
bazı fırsatlar da mevcudiyetlerini sürdürmekteler. Aynı
zamanda hızlı büyüme gösteren en başta Çin olmak üzere
Asya ve doğu Avrupa ülkelerinde ambalaj kullanımındaki artışlar
ambalaj üreticilerine önemli fırsatlar sundular. Yine de bu
yükselen piyasaların yükselişin hızından kaynaklanan
riskleri bünyesinde bulundurduğunun, özellikle son yıllarda
Güney Amerika’da yaşanan deneyimlerin ışığında gözden
kaçırılmaması gerekmektedir.
Küresel
ambalaj pazarı
1999
yılında 372 milyar dolar seviyesinde olan dünya ambalaj
pazarı 1999 a göre %23 ve 2003 e göre ise % 7,5 büyüyerek
2004 yılında 459 milyar dolara erişti. 2003 te 0.89 € ve
2004 te 0.82 € olan seviyesinde görülen Dolardaki zayıflık
ergin pazarlardaki durgunluğa karşın Avrupa ve pek çok diğer
bölgesel pazarda ambalajın dolarla satışına ivme kazandırdı.
2003 yılında, dolardaki değer düşmesine bağlı olarak
bir düşme görülmesine özellikle Rusya ve Çin gibi hızlı
büyüme gösteren piyasalar başta olmak üzere doğu Avrupa
ülkelerindeki artışlara bağlantılı olarak ambalaj satış
cirosu %12 bir yükselme göstermiştir.
1999–2003
yılları arasında ambalaj tüketimi, artan satışlarla
birlikte Güney ve Orta Amerika hariç yıllık ortalama %3,5
bir artış göstermiştir. On yılın başında, ekonomide görülen
aşağıya iniş, belli başlı dövizlerdeki devalüasyonlarla
da birleşince, örneğin Arjantin de 1:1 olan oran 1:3 e
kadar düşüş gösterdi, pazardaki ciro tutarı önemli ölçüde
etkilenmiştir. Benzer şekilde 1990 lardaki kur krizinden
olumsuz etkilenen Güney Doğu Asya pazarları da ancak on yılın
başında yavaş yavaş toparlanmaya başlamışlardır.
Önümüzdeki
5 yıllık süreçte tüketimdeki artışların ivme kazanarak
2009 yılında 564 Milyar Dolar seviyesine ulaşılması
tahmin ediliyor. Bu tahminler esas olarak 2004 yılında yükselen
ve geleneksel ekonomilerdeki ambalaj tüketiminde % 23 lük
bir artış hızına dayanmakta. Keza bu tahminlerde Güney
Amerika’da toparlanmanın süreceği, global ekonomik
durumun konumunu koruyacağı, Çin, Rusya ve diğer büyümekte
olan pazarlardaki gelişmenin süreceği varsayılmaktadır.
2004
yılında ABD, Kanada ve Meksika’yı kapsayan Kuzey Amerika
pazarları 135 Milyar Dolar tutarı ve %29 oranı ile global
piyasada en büyük payı oluşturmaktaydı. Bunu %27 ile
Avrupa ve %27 ile Asya pazarları izlemekte idi. Tek başına
en büyük ambalaj pazarı ise 115 Milyar Dolar ile ABD olmuştur.
Japonya 55 Milyar Dolar ile ikinci sırayı oluşturmaktadır.
Onu ise 35 Milyar ile Çin, 23 Milyar ile Almanya ve 21 Milyar
Dolar ile Fransa izlemektedir.
Dünya’da
ve Türkiye’de gelişme
Pira
International araştırmasında 2009 yılında Dünyada genel
olarak ambalaj tüketiminin 564 Milyar Dolara yaklaşması
beklenmektedir. 2003–2005 yılı artış hızlarına göre
artışın en yüksek oranda Türkiye’de olması
beklenmektedir. Ele alınan gelişme aralığının dar olması
ve 2001–2002 durgunluk ve olumsuz ekonomik durum döneminden
sonra tekrar toparlanma nedeniyle oluşan yüksek ivmenin değerlendirilmesinden
kaynaklanan yanılma ile göreceli olarak yüksek bir değer
hesaplanmış olduğu kanısındayız. Yine de bir yandan 2005
başında uygulamaya alınan iki yönetmelik: Ambalaj ve
Ambalaj Atıklarının Yönetimi ile özellikle Gıda ile
Temasta bulunan Maddelerle (ki bunlar arasında ambalaj en önemlisidir),
ilgili yönetmeliklerin etkisi ile oldukça hızlı bir gelişme
beklenmektedir.
Birincisi
ambalajların izlenmesini ve ekonomik değerlerinin geri kazanımlarının
yönetimine katkıda bulunurken, ikinci yasal düzenleme ile işlenmiş
gıda ürünlerinin ambalajsız satışı imkânsız hale
gelmektedir. Öyle ki üreticisi ile ilgili izin ve diğer
bilgi ambalajında gösterilmemiş olan gıda ürünlerinin
satışı yasak olduğu gibi, sattığı belirlenen işyerine
ciddi ölçekte ceza uygulamaları öngörülmektedir. Diğer
yandan sektörde giderek gelişen bir örgütlenme ve
perakende dağıtım kanallarındaki gelişmelerin, özellikle
giderek artan hiper ve süper marketlerin perakende kanalındaki
payını genişletmesinin de bu hızlı gelişmeye önemli bir
ivme katması beklenmektedir.
2003–2009
döneminde Dünya genelinde %18 civarında gelişme
beklenirken bu gelişmede kâğıt karton, cam ve metal alt
gruplarında oransal olarak azalma beklenirken fleksible
plastikler ile rijit plastiklerde artışlar beklenmektedir.
Türkiye
Ambalaj Sektöründe Genel Dağılım
Ambalaj
sektörü aşağıdaki tablolarda görüleceği üzere değişik
malzeme grupları ve değişik süreçleri (prosesler) içermekle
beraber temelde hitap ettiği alıcılar ve nihai kullanıcıları
açısından değerlendirildiğinde bu farklılıklara karşın
işlevsel özellikleri nedeni ile bir bütünlük gösterebilmektedir.
Türkiye’mizde
mevcut örgütlenmeler içinde değişik imalat sanayi grupları
içinde bulunan ambalaj sektörümüz ile ilgili bilgiler
halen ambalaj sektörümüze özel bir tasnif ile kayıt altına
alınmadığından bu sektörde faaliyet gösteren sivil
toplum örgütlerince açıklanan bazı gösterge değerleri
ile izlenebilmekte ve bazı değerler genel küresel göstergelere
kıstaslanarak bulunmaktadır. Bu yaklaşımla Türkiye’de
ambalaj sektörümüzün dağılımının aşağıda
belirtilen bir yapıda olduğu öngörülmektedir.
Yukarıda
da belirttiğimiz üzere mevcut istatistiksel dağılımlarda
muhtelif proseslere göre tasnifli sektörler içinde dağılmış
olduğundan raporlara bağlı net sayılar bulunmamakla
beraber Türkiye’deki yaklaşık boyutlar aşağıdaki
tahmini sayılarla ifade edilebilmektedir:
Genel
Pazar büyüklüğü: 3,5 Milyar US $ (2003 yılı) ; 4,1
Milyar US $ (2004 yılı) ;
4,9
Milyar US $ (2005 tahmini) umulmaktadır.
Kişi
başı tüketim: 2005 yılı tahmini 68 $/kişi.
Genel
Pazar hacmi: 3,2 milyon ton
İhracat
tutarı: 1,1 milyar
US $ (2004),
2005
yılında 1,35 Milyar dolar ve
2009
yılında 2,5 milyar dolar ihracat beklenmektedir.
İthalat
(plastikler hariç, hammadde dâhil): 0,3
milyar $
Sektörde
firma sayısı: 2.500 firma (Ambalaj Sanayicileri Derneğimizce
adresleri belirlenerek bir kataloga toplanabilmiş, doğrudan
ambalaj üreticisi, matbaa ve diğer plastik ya da benzeri
gereğinde ambalaj da üretebilecek potansiyel üreticiler
hariçtir.)
Çalışan
kişi sayısı: 60.000–85.000
kişi civarında tahmin edilmektedir.
Ambalaj,
ASD olarak üyesi bulunduğumuz Dünya Ambalaj Örgütü (World
Packaging Organization) tarafından sanayi olarak gelişmiş
toplumlarda bir refah göstergesi olarak belirtilmektedir.
Ambalajlı ürün sayısı ve miktarının artışı o ülkedeki
sınaî üretimde niteliksel ve niceliksel bir artışa da işaret
etmektedir.
WPO
nun verilerine göre AB ülkeleri ortalamasında kişi başına
170 $ olan ambalaj tüketimi, Kuzey Amerika ve Kanada’da 250
$ , Japonya’da 350 $ olan ambalaj tüketimi ülkemizde halen
kişi başına 45–50 $ mertebelerinde hesaplanmaktadır.
Temel
olarak ambalajı 3 çok ana unsuru ile tanımlamaktayız:
Ambalaj
ürünleri
•
Sarar
•
Saklar
•
Satar
Bu
temel unsurlardan hareketle sektörün diğer unsurları arasında
dallanma ve alt gruplar oluşturulmaktadır.
Ambalaj
Sektörü İhracat Başarımları
Küreselleşen
piyasalarda ambalaj giderek artan bir önem kazanmaktadır.
Daha önce yıllık raporlarımızda da belirttiğimiz sayılara
ek olarak ihracat seviyelerinde önemli artışlara erişilebilmiştir.
2000
li yılların başında yaşanan kriz döneminde uluslar arası
pazarlara çıkan Türkiye Ambalaj Sanayicileri döviz kurlarında
önemli düşmelere karşın sadece 5 yıllık bir süre içinde
ihracat tutarını iki katına çıkarabilme başarısını göstermişlerdir.
Yurtdışındaki ihtisas fuarlarında görünen ve ticari ilişki
kuran firma sayısı de keza ikiye katlanarak dikkatleri çekmektedir.
İhracatın
yapıldığı ülkeler de ilgi çekicidir. Son üç yıldır
(2002–2003 ve 2004 yıllarında) ihracat yapılan ilk 5 ülke
ihracat toplamının ortalama %33–34 oranında olarak sırasıyla
Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya Federasyonu ve ABD dir. Bu
ülkelerin hepsi seçici ve Rusya hariç kendileri de Dünya
piyasalarında önemli payları olan ülkelerdir. Diğer yönden
ilk üç sıradaki AB nin önde gelen ve kalite, zamanında
teslimat ve geri dönüşüm konularında başı çeken ülkelerine
kesintisiz artış gösteren bir eğilim, AB standartlarının
gerek kalitatif gerekse ekonomik açılardan sağlanabildiğinin
bir göstergesi olarak yorumlamak haksız olmayacaktır.
Ancak
ambalaj makinelerinde giderek daha fazla çeşitlilik gözlemlemekle
birlikte Ambalaj Makineleri ihracatında henüz Dünya
ortalamaları yakalanamamıştır. Ancak çeşitliliği ve
kalitatif gelişmesi rakip üreticilerde dikkat çekici bir
huzursuzluk yaratmıştır. Bu alt sektörde örgütlenme ve işbirliği
sağlanabildiği takdirde ambalaj makineleri ihracatının
2–5 katı artışa ulaşması beklenmelidir.
İhracatın
Ambalaj Malzeme Türlerine göre dağılımı (Değerler:
US $ 1000)
Türkiye’de
Ambalaj Sektöründe Temel Konular
Temel
konuları Türkiye imalat sanayinin temel konularından farklı
değildir. Ancak güncel olarak gelişme gösteren ve üzerinde
bir süre daha yoğun çalışma gösterilmesi gereken, hepsi
kendi gerekçelerinden kaynaklanan öneme sahip olan temel
konular şöyle toparlanabilir:
1-
Ambalaj Atıkları Yönetiminin sanayinin gelişmesini önlemeyen,
ülkemiz koşullarına uygun ve ülkemizin kendisine özgün
uygulamalarla yapılandırılması
2-
Gıda ambalajı üreticilerinin hijyen koşullarına uyumunun
sağlanması, gıda ürünlerinin kesinlikle ambalajlı satışa
sunulması
3-
Edilgen tasarımlardan aktif ve özgün tasarımlara geçilerek
gerek iç piyasada gerekse de küresel piyasalarda daha sağlam
ayaklar tutulması, bu bağlamda akademik kurumlar ve işletmeler
arasında iyi bir işbirliği ve muhtelif düzeylerde araştırma
ve geliştirmeler yapılması, ambalajlanan ürüne katma değer
sağlayan ambalaj tasarımlarına öncelik verilmesi
4-
Göreceli olarak gelişmiş bir üretim teknolojisi gerektiren
Ambalaj Sektöründe yoğunlukla vasıflı işgücü çalıştırılmaktadır.
Bu işgücü ihtiyacını karşılayabilecek, ambalaj sektörüne
özel eğitim olanaklarının meslek okulu ve üniversite
seviyelerinde oluşturulması, ayrıca mevcut işgücünün
ihtisas eğitimleri ile daha vasıflı niteliğe kavuşturulması.
Bütün gelişmiş ülkelerde doğrudan ve özellikle ambalaj
konusunda yüksek öğrenim ve araştırmalar yapan bazılarından
birden çok sayıda ve ihtisaslaşmış kurumlar mevcut iken Türkiye’mizde
doğrudan ambalaj eğitimi bulunmamakta, ambalaj konusu ancak
matbaacılık, endüstriyel ürünler tasarımı ve grafik
tasarım bölümlerinde dönemsel ödevler veya esas diploma
programına etki etmeyen zorunlu olmayan dersler olarak
verilmektedir.
5-
Üniversite ve diğer kurumlarda ambalaj, ambalaj malzemeleri
ve makineleri geliştirme ve araştırma faaliyetlerinin başlatılması
6-
Gerek ambalaj malzemelerinin gerekse makinelerin teknik yönden
ulusal ve uluslar arası standartlara uygunluğunun
belgelendirilebilen ve uluslararası kabul gören (akredite
olmuş) laboratuar ve kurumların açılması ve mevcutların
gerçekten uluslararası akredite hale getirilmesi.
7-
Mesleki örgütlenmeler ile küresel piyasalardaki dayanışmanın
ve istihbaratın sağlanması, güç birliklerinin tesisi,
8-
Ekonomik yaşamımızın yasal düzenlemelerinde birlik,
meslek odası vbg gibi kamusal kurum olmayan, sektörel
dernek, vakıf hatta informel bağımsız mesleki örgütlenmelerinin
daha etkin rol almaları ve sorumlulukları oranına dengeli
oranda o yasal düzenlemelerin hazırlanmasında ve özellikle
uygulanmasında söz sahibi de olmaları
9-
Kayıt dışı ekonomik etkinliklerle haksız rekabete yol açan
faaliyetlerin minimuma indirgenmesi, her türlü yasal
uygulamalara uyan kayıtlı sanayicilerin üzerindeki yükün
kayıt dışı üzerinde de dağıtılmak ve paylaştırılmak
suretiyle hafifletilmesi
Ambalaj
Sektörünü sürükleyici etmenler ve eğilimler
Ambalaj
Sanayicileri Derneğimizin aktif bir üyesi olduğu ve
kendisinin de katıldığı Dünya Ambalaj Örgütü (WPO-World
Packaging Organization) ve PİRA İnternational isimli araştırma
kurumu tarafından son yapılan araştırmada ambalaj sektörünün
etkileyen en önemli etkenler ve eğilimler şöyle görünmektedir.
Ülkelerin
ambalaj sektörlerinin gelişmesine etki eden ve önümüzdeki
5 yıllık eğilimleri belirlemek üzere yapılan sorgulamada
ilgili ulusal kuruluşların görüşleri aşağıdaki gibi
derlenmiştir. Şu kadar ki ambalaj sektörünün durumunun
temel belirleyicisi o ülkedeki ekonomik durumdur. GSMH ve
fert başına milli gelir doğrusal ilişkilidir.
Araştırmaya
katılanların verdiği önem sırasına göre sıralanmıştır.
1-
Sağlık bilincinde gelişme
2-
Elverişlilik, rahatlık, konfor- gelir seviyesi ile birlikte
talepler artmakta
3-
Marka geliştirmek/farklılaştırmak
4-
Yeni ambalaj malzemeleri geliştirilmesi, Yüksek bariyer özellikli
malzemeler, Aktif ambalajlama, Akıllı ambalajlama (RFID/SAL),
Nano teknoloji, Ambalajlamada dijital baskı
5-
“Hareket halinde” yaşam tarzı, daha uzun çalışma
saatleri, gıda alınmasında daha az zaman harcanan, hatta
hareket halinde tüketimi mümkün kılan ambalajlara talep
geliştirmekte
6-
Daha küçük hane halkı- Daha küçük ve daha fazla sayıda,
porsiyonlara ayrılmış ambalaj türleri gerektiriyor
7-
Daha küçük ambalaj boyutları
8-
Çevresel konular - Geri dönüşüm, kalınlık/malzeme
azaltma/hafifleştirme
9-
Yaşlanan nüfus – Sağlık ambalajları, daha kolay açılabilir
ambalajlar, kolay okunabilir etiketler veya yaşlılar için
başka rahatlık sağlayıcı geliştirmeler, karşıt olarak
çocukların kolay açılabilir medikal ambalajlarından
korunması
Son
kullanıcı Sektörleri
2003
yılında genel ambalaj cirosunun yaklaşık % 22 sini endüstriyel/dökme
ve %78 i tüketici/perakende ambalajları oluşturmakta idi. Tüketici
ambalajı pazarı endüstriyel ambalajlara göre az da olsa
daha hızlı bir gelişme göstermektedir. Önümüzdeki dönemde
2009 yılına kadar endüstriyel ambalajlarda yıllık
ortalama % 4 artış beklenirken tüketici ambalajlarında %
4,5 artış hesaplanmaktadır.
Tüketici
ambalajları arasında gıda ambalajları 2003 yılında 168
Milyar Dolar ile toplam ambalajların % 40 ı ile en büyük
yeri almaktaydı. Gıda ambalajına talep bütün dünyada artış
göstermiş ve bazı piyasa kesimlerinde doyum noktasına erişilmiş
olmakla beraber halen yaş sebze meyve ile hazır gıdalarda fırsatlar
görünmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ise gıda
ambalajlarına talep çok daha yoğun bir hızda sürecektir.
2004 ten itibaren gıdalarda yıllık %4,5 ve içeceklerde ise
yıllık %4 oranında artış beklenmektedir. İçeceklerdeki
göreceli olarak daha düşük artış bu sektör kesitinin Dünyanın
pek çok yerinde doyuma ulaştığı ancak pek çok ülkede
artan bira ve maden suyu tüketimindeki artışa bağlı
olarak fırsatlar olacağı belirtilmektedir.
Gıda
2003
yılında 168 Milyar US Dolar olan Dünya gıda ambalajı
pazarı 2004 yılında %8 oranında büyüyerek 182 Milyar
Dolara erişmiştir. Bu artışta Doğu Avrupa’da hızlı
genişleyen pazarlardaki yüksek satışlar ile Asya ve diğer
ülkelerdeki gelişen ekonomiler önemli etken olmuşlardır.
En büyük piyasa %29 ile Kuzey Amerika olarak görünmektedir.
Onu % 28 ile Batı Avrupa ve %26 ile Asya izlemektedir. Şu
kadar ki 2009 yılında 227 Milyar dolara ulaşması beklenen
gıda ambalajları pazarının %36 sının Asya pazarında tüketileceği
hesaplanmaktadır.
Gıda
ambalajları pazarının oransal dağılımının değişmesinde
bazı gözle görülebilir etkenler vardır. En başta
ambalajlanmış yaş sebze ve meyvelerin giderek daha fazla
oranda, müstakil kasaplar ile manavlardan ambalajsız/dökme
satışlardan daha fazla pay aldığı gözlemlenmektedir.
Giderek daha fazla oranda yapılan merkezi ambalajlama işlemi
ile firelerde azalma ve stokların daha verimli kontrol
edilmesi sağlanabilmektedir. Bunun ötesinde mikrodalga
yemekleri de dâhil hazır gıdalara olan talep özellikle
zaman fakiri tüketiciler tarafında giderek yükselmektedir.
Bu talep geçmişte derin dondurulmuş gıdadan uzak duran tüketiciler
dahi gözlemlenmektedir. Diğer etkenler arasında küçülen
hane halkı büyüklüğü nedeni ile daha fazla sayıda ama
daha küçük porsiyonlarda ambalajlar da yer almaktadır.
İçecekler
Küresel
içecek ambalajları satışları 2004 yılında bir önceki yıla
göre %7 artış ile 69 Milyar doları bulmuştur. Artış özellikle
Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Asya’daki yükselişlerden
kaynaklanmaktadır. İçecek tüketimi halen küresel ölçekte
1,35 trilyon litre olarak hesaplanmakta ve kişi başına
ortalamada 215 Litre düşmektedir. Çay en çok tüketilen içecek
olmakla beraber şişelenmiş su en hızlı gelişen piyasa
olma özelliğini korumaktadır. Gerek gelişmiş gerekse gelişmekte
olan ekonomilerde görülen bu büyüme bir yandan da PET şişe
hacmini de büyütmektedir. Batı piyasalarında durağan hale
gelmiş olan alkolsüz içecek (soft drink) tüketimi diğer
piyasalarda hızlı gelişimini sürdürmektedir. Alkollü içki
piyasalarında geleneksel şarap üreticisi piyasalar olan
Fransa ve İtalya’da şarap tüketiminde bira lehine düşme
olmuştur. Buna karşılık biranın geleneksel içecek olduğu
ve şarabın ithal edildiği İngiltere ve diğer piyasalarda
bira tüketiminde artış gözlemlenmiştir.
Sağlık
ürünleri
Sağlık
ürünleri ambalajları satışları 2004 yılında bir önceki
yıla göre %11 oranında artarak 19 Milyar dolara ulaşmıştır.
2009 yılında toplam cironun % 6 artış ile yaklaşık 25
milyar dolara ulaşması beklenmektedir. En yüksek artışının
mutlak değer olarak çok yüksek olmamakla birlikte %14,7
oranı ile Ortadoğu’da olması beklenmektedir. Diğer yüksek
artışların da % 8,1 ile 11,2 oranındaki artışlarla gelişmekte
olan Doğu Avrupa, Afrika, Güney ve Merkezi Amerika ile
Asya’da olması beklenmektedir.
Kozmetik
ve Temizlik Ürünleri
Kozmetikler,
kokular ve diş macunu, sabun ve diğer tuvalet malzemelerini
kapsayan bu ürün grubu tüketim malları içinde son yıllarda
en hızlı gelişme gösteren gruplardan birisi olmuştur. Özellikle
cilt bakımı ve makyaj malzemelerinde kuvvetli satışlar
olmaktadır. Kozmetik ve temizlik ürünleri ambalaj satışlarının
2004 yılındaki 13,7milyar dolarlık dünya toplamından
ortalama % 6,2 artış ile 2009 da 18,5 Milyar $ a varması
beklenmektedir. Bu ürün grubu ambalajlarına 2/3 oranı ile
plastik ambalajlar başı çekmekte, bunu %15 ile kâğıt
ambalajlar izlemekte ve geri kalan ise metal ve cam kaplar
arasında paylaşılmaktadır.
Diğer
Tüketim ürünleri
Diğer
tüketim malzemelerinin ambalaj satışları 2004 yılında 76
Milyar $ olarak gerçekleşti. Bir önceki yıla göre % 8,8
oranında bir artış gösteren bu değerin 2009 yılında
ortalama yıllık %4,4 artış ile 94,5 Milyar $ a erişmesi
beklenmektedir.
Bu
grup içindeki temel ürünler arasında tütün mamulleri de
bulunmaktadır. Dünya’nın en büyük sigara üreticisi
olan Çin ‘i sırasıyla ABD, Rusya ve Japonya izlemektedir.
Üreticiler gelişmekte olan pazarlarda yumuşak paketlerden
sert paketlere, flip-top ve menteşeli kapaklara geçmektedirler.
Ayrıca dış sargılık kâğıtta giderek daha fazla oranda
OPP filmler kullanılmaktadır.
Diğer
tüketim ürünleri ambalajlarının önemli bir bölümünü
de keza Çin göstermektedir. Firmalar giderek artan oranda tüketim
malını Çin pazarına sürdükçe bu ürün grubundaki satışlar
da artmaktadır. Çin şu an için dünyada oyuncak ve
tekstillerde 3/4, bütün kamera üretiminin 1/3 ünü tüm
televizyonların ise 1/3 ünü üretmektedir.
Endüstriyel
/ Dökme ambalajlar
Endüstriyel
ve dökme (transport) ambalajların küresel değeri 2003 ten
% 4,5 bir artış ile 2004 yılında 99 Milyar $ ulaştı. Bu
grupta Asya %29 pay ile en yüksek küresel paya sahip.
Asya’nın 2009 yılında payını % 33 e yükseltmesi
bekleniyor. Bu ambalaj grubunun küresel olarak yıllık yaklaşık
%3 artış ile 2009 yılında 115 Milyar $a erişmesi
beklenmekte.
Teknik
tekstil arasında sayılan büyük torbalar (big-bag / FIBC=Flexible
Bulk Containers) da keza bu grup içinde sayılmaktadır.
Ülkemizde
gıda ambalajları
Dağıtım
kanalında hiper ve süpermarketler yönünde gelişen ve genişleyen
piyasalarda ambalajlı gıda ürünü doğal olarak daha talep
edilir olmaktadır.
Tüketicilerde
hijyen bilinci giderek artmakta ve kamuoyunda öncelikle kuru
gıda, meyve ve sebzeler ile başta ekmek olmak üzere unlu
mamullerde ambalajın vazgeçilebilir ve gereksiz bir maliyet
olduğu şeklinde yanlış kanıdan uzaklaşılmaktadır. Diğer
yandan özellikle yaş sebze ve meyvelerin ambalajlı satılması
veya stokta tutulması halinde satış yapan işletmelerde
firelerin en aza indirilebilir olduğunun anlaşılması üzerine
ülkemizde giderek artan oranda ambalajlı gıda talebini
artması doğal olarak beklenmektedir.
Ülkemizde
çalışan kadın sayısının artması, demografik yapıda-hane
halkı büyüklüğünde değişme, şehirleşme, yaşam biçiminde
değişme ve benzeri unsurlar nedeniyle ülkemizde de giderek
Dünya ortalamalarına ve genel yapısına benzeyen bir gelişme
beklenmesi söz konusudur.
Türkiye
son yıllarda Orta Doğu’daki en büyük yiyecek ve içecek
üreticisi ve ihracatçısı konumuna yükselmiştir. 2004 yılında
6,4 Milyar Dolar tutarında tarım ürünü ve işlenmiş gıda
maddesi ihraç eden Türkiye, toplam ihracatının yaklaşık
% 10 unun gıda maddeleri sektöründe gerçekleştiriyor. Bu
başarının altında Türkiye’nin tarım alanındaki
muazzam potansiyeli yatıyor. Ne var ki, Türkiye, hasat
edilen tarım ürünlerinin ancak %25 - %30 kadarını işleyerek
ihraç etmekte. Gıda sektöründe faaliyet gösteren Gıda
Dernekleri Federasyonuna göre sektörün 2005 yılını 7,5
Milyar Dolar ile tamamlaması ve izleyen 6 yıl içinde ise 15
Milyar Dolar seviyesine çıkması hedeflenmektedir.
Türkiye’nin
gıda sektörü yapısal bir değişim sürecinden geçmektedir.
Bu değişim özellikle ülkemizin AB ile bütünleşme süreci
çerçevesinde gelişmektedir. İhracat bir yandan artarken,
diğer yandan da yerli tüketicilerin kalite talepleri yükselmektedir.
Üretimde uyulması gereken yeni temizlik ve hijyen kuralları
ile artan rekabet baskısı nedeniyle bu değişim kaçınılmaz
olmuştur. Değişim ile birlikte gelen genişleme ve çağdaşlaşma
sonucu, yeni makineler ve tesisler ile gıda teknolojisindeki
knowhow da gelişmekte. Diğer yandan ambalaj malzemesi ve
bitmiş ambalaj üreticileri yanında ambalaj dolum makineleri
üreticileri de yaptıkları ihracatlarla çağı yakaladıklarını
göstermektedirler.
Son
üç yıldır (2002–2003 ve 2004 yıllarında) ihracat yapılan
ilk 5 ülke ihracat toplamının ortalama %33–34 oranında
olarak sırasıyla Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya
Federasyonu ve ABD dir. Bu ülkelerin hepsi seçici ve Rusya
hariç kendileri de Dünya piyasalarında önemli payları
olan ülkelerdir.
Diğer
yönden ilk üç sıradaki AB nin önde gelen ve kalite, zamanında
teslimat ve geri dönüşüm konularında başı çeken ülkelerine
kesintisiz artış gösteren bir eğilim, AB standartlarının
gerek kalitatif gerekse ekonomik açılardan sağlanabildiğinin
bir göstergesi olarak yorumlamak haksız olmayacaktır.
İhracatta
sürdürülebilir bir başarıdan söz edebilmek için özgün
ürün geliştirilmesine çok önem verilmelidir. Üretilmeyen
bir ürünün pazarlanmaya çalışılması, zaten küresel
rekabette var olan fiyat rekabeti nedeni ile imkânsızlaşacaktır.
Diğer
yandan işlenmeden ihraç edilerek katma değer bir
yerde ithalatçı ülkelere hediye edilmektedir. Tarımsal
ürünler daha ileri bir gıdaya işlenmese dahi en azından
ambalajlanarak değer kazandırılmalıdır.