|
Plastik,
Grek dilinin dünyaya armağan ettiği esnek bir kelime.
Kolay şekil alan anlamına gelen plastik yaşantımızdaki
ve kültürümüzdeki birçok malzemenin yerini almış
durumda. Kültürümüz kadar sanayimizde de vazgeçilmez
bir yer edindi kendisine son yıllarda. Türkiye’nin,
stratejik konumundan dolayı elde ettiği faydalardan
plastik sektörü de nasibini almış. Asya ile
Avrupa’nın kesişme noktasında olması Türkiye’nin
giderek artan bir ihracat hacmi yakalamasına katkı sağlıyor.
Özellikle dayanıklı tüketim malları ve otomotiv
sektörünün hızla büyümesi, bu sektöre ara mamul
sağlayan plastik sektörünü de önemli ölçüde
etkiliyor.
Sektörün ihracat portföyündeki kalemler geniş bir
yelpaze oluşturuyor. Mobilya, çeşitli ambalaj,
ayakkabı, boru ve ekipman bunların başlıcaları. Ayrıca
sera örtüsü, ambalaj filmleri, bidon, şişe, çuval,
PP big-bag, sıhhi tesisat boruları, PVC, suni deri, ev
gereçleri gibi birçok kalemde sektör üretim ve
ihracat gerçekleştiriyor. Türkiye plastik ürünlerini
124 ülkeye satıyor. Bu ülkelerden başlıcaları; AB
ve Eski Sovyet ülkeleri, Doğu Avrupa, Afrika ve Ortadoğu
ülkeleri. Küçük ve orta boy firmaların çoğunlukta
olduğu plastik sektöründe 6 binden fazla firma
bulunuyor ve yaklaşık 160 binin üzerinde kişi
istihdam ediliyor.
Nerelerde Yok Ki
Telefonumuz, ayakkabımız, kalemimiz, anahtarlığımızla
kalmıyor diş fırçamız olup dilimize değiyor günde
iki defa. Tarımdan otomotive kadar birçok alanda
kullanılıyor. Seralarda naylon, otomotivde aksesuar
olarak karşımıza çıkan plastik yeri geliyor ev eşyası
oluyor. Yıpranmaya karşı dayanıklılığı,
istenilen forma kolayca sokulabilmesi ve kullanım
kolaylığı nedeni ile otomotiv sektöründe ciddi bir
yeri var. Plastik, otomobillerde egzoz emisyonlarının
azaltılmasına da katkı sağlıyor. Aynı zamanda
iletişim sektörünün baş aktörleri televizyon,
bilgisayar ve fiber optik kablo yapımında da plastik
önemli bir madde. Özellikle elektriği izole etmesi
form vermedeki kolaylığı nedeni ile şüphesiz
plastik bu sektörün vazgeçilmezi.
Plastik,
tekstil sektörüne de önemli katkılar sağlıyor.
Elyaf, sentetik iplik ve bunlardan üretilen ürünler
ile tüm dünyaya ihracat yapılıyor. Akrilik,
polyester, polyamid ve polipropilen plastikten üretilen
ürün çeşitleri arasında yer alıyor. Beyaz eşya
sektöründe de plastiğin kullanıldığını unutmamak
gerek.
İhracatın
Ambalajı
Metal ve
ahşap kaplarının yerini günümüzde plastikler aldı.
Suyu bile plastik şişelerden, pet bardaklardan içer
olduk. Ambalaj sektörü açısından da plastik vazgeçilmez
bir malzeme oldu günümüzde. TURKISHTiME bile plastik
ambalajı ile sizlere ulaşıyor. Plastiğin ambalaj
sektöründeki payı yüzde 35’lerde. Ambalajların
hafif olması taşıma giderlerinin azaltılmasına da
katkı sağlıyor. Plastik bu noktada ergonomisi ve
hafifliği ile ihtiyaca tam anlamı ile cevap veriyor.
Ülkemizde üretilen ambalaj çeşitlerine örnek vermek
gerekirse; strech filmler, çuvallar, torbalar, poşetler,
ipler, katı ve sıvı gıda kapları, şişeler,
bidonlar, köpük kaplar sıralanabilir. Son yıllarda
ihracat kalemlerindeki artış ve tüketim alışkanlıklarının
değişmesine paralel olarak ambalaj sektörü de farklı
bir boyut kazandı. Tüketim alışkanlıklarımız
Avrupa standartlarına doğru tırmandıkça ambalaj
sektörü de daha iyi noktalara taşınıyor gün geçtikçe.
En
İddialı PVC
Çok geçmişe gitmeye gerek yok aslında. Daha düne
kadar evlerimizde kullandığımız hemen her şey ahşaptandı.
Kapılarımız
pencerelerimiz eşyalarımız. Plastik sandalyeler,
masalar, kapılar evlerimizde yer edindi kendine. Dünyaya
artık ahşap işlemeli pencerelerden değil PVC
pencerelerden bakıyoruz. Plastik inşaat sektörünün
de hizmetinde. Plastik pencere, boru, su depoları gibi
ürünlerle sektörde yer alan plastiğin en önemli aktörü
PVC. Türkiye’de 50’den fazla üreticinin faaliyet gösterdiği
plastik pencere sektörü 1.5 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne
ulaştı. Yetkililer 5 bin bayinin yer aldığı ve 50
bin kişinin istihdam edildiği pazarda rekabetin yurtdışına
kayacağını öngörüyor. İhracatın yüzde 90’ı
komşu ülkelere yapılıyor. Umut vadeden pazar ise
Rusya. Hedef olarak gösterilen pazarlardan Dubai’nin
cazip olmadığı, Almanya’ya yüksek kar beklentileri
ile giden firmaların da standartlarını ve
hizmetlerini geliştirememeleri nedeni ile zarar
ettikleri belirtiliyor.
Sektör
Ortadoğu’ya Yatırımda
Önümüzdeki dönemde Ortadoğu’ya yatırım
yapmayı düşünen plastik sektörü bu sayede büyük
bir atılım gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu yatırımlarla
girdi fiyatlarını da aşağıya çekecek olan sektör
ciddi bir ivme yakalayacak. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde
Ortadoğu’da 20 milyon tonluk plastik üretimi gerçekleşecek.
İran’da 5 milyon, Suudi Arabistan’da 10 milyon
tonluk plastik yatırımı bulunuyor. Sektörde Ortadoğu’yu
çekici kılan tabii ki ucuz doğalgaz fiyatları. Gazın
Ortadoğu’da borsası olmadığı için fiyat
konusunda sıkıntı yaşanmıyor. 3 yıl sonra bu yatırımların
meyvesi alınmaya başlanacak. Çünkü bu sayede
nakliye ucuzlayacak ve dağıtım daha kolay yapılacak.
Şu anda Avrupa’dan hammadde tedarik eden sektör önümüzdeki
yıllarda bu yatırımlarla avantajlı bir konuma
gelecek. Bir yandan boru hattı projeleri ile enerji
terminali olmaya doğru giden Türkiye’nin en büyük
avantajı dev ölçekli bu yatırımlar ile batısındaki
büyük ölçekli pazarlar arasında stratejik köprü
konumunda olması. Sektörün başlıca sorunu ise yüzde
70’e yakın kısmını ithalatla karşıladıkları
hammadde fiyatlarının son bir yılda neredeyse yüzde
100 artması. Hammaddeyi AB ülkelerinden karşılayan
sektörün ithalat oranı 2003 yılında yüzde 21, 2004
yılının ilk altı ayında yüzde 32.5 artış gösterdi.
Kaynak:http://www.turkishtime.org
|